Bulgaristan Irak’taki askerlerini geri çekiyor

A.A.Bulgaristan’ın Irak’taki askeri birliğini çekeceği açıklandı.

Görevine yaklaşık iki hafta önce başlayan Savunma Bakanı Nikolay Tzonev, Bağdat’a yakın Eşref mülteci kampının güvenliğinden sorumlu Bulgar birliğinin artık görevini tamamladığını belirterek, şunları söyledi: “Gerek Eşref mülteci kampının dağıtılması, gerekse Irak’taki son gelişmeler göz önüne alınarak Bulgar askeri birliğinin en kısa sürede ülkeye geri getirilmesi kararına varılmıştır. Bulgar ordusu, parlamentonun kendisine verdiği görevi en iyi şekilde yerine getirmiştir.”

Tzonev, Bulgar askerlerinin çekilmesi konusunda kesin bir tarih vermek istemediğini de kaydederek, “Geri dönüş mümkün olan ek kısa süre içinde olacaktır. Ayrıca, güvenlik açısından kesin bir tarih vermemiz doğru olmaz” dedi.

“DİSİPLİNSİZLİĞE TAVİZ YOK”

Bulgaristan Savunma Bakanı Tzonev, Bulgaristan ordusunda disipline büyük önem vereceklerini ve ast-üs ilişkilerinin yeniden gözden geçirileceğini de vurguladı.

“Disiplinsizliğe taviz yok” diyen Tzonev, Afganistan’da Kabil havaalanında görev yapan ve alkol alarak olay çıkaran 2 Bulgar subayın ülkeye getirileceğini ve haklarında soruşturma başlatılacağını bildirdi.

Tarih : Mayıs 8th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Anasayfa, Bilim, Bulgaristan, Dünya, Ekonomi, Güncel, Iraktaki, Magazin, Politika, Teknoloji, asker, askerlerini, geri, çekiyor
Etiket :

Kazan’dan vakit gazetesi ve A.Doğan’a cevap
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Şevket Kazan, Vakit Gazetesi’nde yayınlanan ve kamuoyunda tartışma konusu olan “Kirli Gazetecilik” başlıklı manşet haber üzerine bir açıklama yaptı. Kazan açıklamasında, Vakit Gazetesi’nin haberi çarpıtarak verdiğini ve kendisinin asla şahıslara yönelik bir ifade kullanmadığını belirtti. Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Adalet Eski Bakanı Şevket Kazan, geçtiğimiz günlerde Vakit Gazetesi’nde yayınlanan ve kamuoyunda tartışma konusu olan “Kirli Gazetecilik” başlıklı manşet haber üzerine bir açıklama yaptı. Kazan, açıklamasında hem Vakit’e hem de Aydın Doğan’a cevap verdi. Şevket Kazan’ın kamuoyunun doğru şekilde aydınlanması için yaptığı açıklamada, “12 Ocak 2008 tarih ve 2229 Sayılı Vakit Gazetesinin birinci sayfasında “Kirli Gazetecilik” başlığı altında, benim ve muhataplardan Aydın Doğan’ın adı zikredilerek ve sözlerim tamamen çarpıtılarak yapılan bir yayın ve bu yayına karşı şahsımı kastederek Aydın Doğan tarafından (Zırva 1, 2…) şeklinde verilen cevaplara karşı bu açıklamayı yapmak zarureti hâsıl olmuştur” denildi.

Sözlerim çarpıtıldı Vakit Gazetesi’nden Yusuf Melih isimli muhabirin kendisini telefonla aradığını fakat söylediklerini çarpıtarak verdiğini açıklayan Kazan, “Adı geçen kişi benden 28 Şubat dönemini anlatan Refah Gerçeği (Cilt 3) kitabının yazarı olmam münasebetiyle bu konuda ne diyeceğimi sordu. Ben de kendisine “Birkaç yıldan beri 28 Şubat’ın atmosferini, yaşanıldığı tarihten farklı olarak değerlendiren bir hayli itirafçı gazete yazarı olduğundan” bahsettim. O günlerde olanlarda aktif rol oynayan Holding sahibi Dinç Bilgin’in 10 sene sonra da olsa itiraflarının anlamlı olduğunu adeta günah çıkartmak gibi bir durumu ortaya koyduğunu ifade ettim…

Daha sonra özellikle Genelkurmay Brifinglerinin yapıldığı tarihlerde, rantiyeci medya çevrelerinin büyük sıkıntıda olduklarına ve bu sebeple borçlarının ertelenmesine, eğer böyle hareket edilecek olursa Hükümetin üzerine daha fazla gelmeyeceklerine dair aracılarla haber gönderildiğini ve bunu Refah Gerçeği kitabımda yazdığımı belirttim. Ben konuşmamda ve kitabımda “rantiyeci medya” dedim, “Doğan Grubu” dedim, “Dinç Grubu” dedim, “Uzan Grubu” dedim ama Aydın Doğan demedim” diyerek Vakit Gazetesi’nin sözlerini doğru yansıtmadığını ve çarpıtarak verdiğini belirtti. Şahıslara yönelik ifade kullanmadım Kazan açıklamasına şöyle devam etti:

“Vakit Gazetesi muhabirine yaptığım açıklamaları müteakip, gazetenin yayın politikasını çok iyi bildiğim için, söylediklerimin saptırılmaması hususunu bilhassa belirttim ve yayınlanacak haber metninin en geç saat 14.30’a kadar mutlaka şahsıma fakslanmasını ve onayım alındıktan sonra basılmasını ısrarla rica ettim ve bu sözü aldıktan sonra telefon görüşmemiz bitti. Ne var ki ilgililer Parti Merkezine saat 17.00’ye kadar yayınlayacakları yazıyı göndermediler. Saat 17.00’de partiden ayrıldıktan sonra Vakit gazetesinden 11.01.2008 tarihinde saat 17.22’de çekilmiş ve benim beyanatımla ilgili 2 sayfalık bir faks ve yine aynı tarih ve aynı saatte yine gazete tarafından çekilmiş Aydın Doğan’ın şahsıma cevaplarını içeren iki faks Genel Merkezden bir görevli tarafından evime getirildi.

Faksları incelediğimde gazete tarafından bir oyunla karşı karşıya bırakıldığımı gördüm. Evvela benim beyanatım henüz gazetede çıkmamıştı. Gazetede çıkmayan beyanatıma nasıl olmuş da Aydın Doğan cevap vermişti. Saniyen beyanlarım fahiş biçimde tahrif edilmişti” Kazan Vakit Gazetesi Muhabiri ile yaptığı konuşmasında, Rantiyeci medya tabirini kullandığını “Doğan Grubu, Dinç Grubu ve Uzan Grubu ifadelerini kullandığını ama asla şahıs ismi kullanmadığını belirterek, “ Sözlerim sanki muhatabım Aydın Doğanmış gibi çarpıtıldı ve bu çarpıtmalara “Ahlaksız Teklif” gibi çirkin ifadeler eklendi” dedi.

Tarih : Mayıs 8th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Anasayfa, Dünya, Ekonomi, Güncel, Politika, Teknoloji, cevap, doğan, gazetesi, kazan, vakit
Etiket :

G.Saray 10 milyon Euroluk belge buldu
Yeni ortaya çıkan delillerle G.Saray, CAS’ta dava açarsa 10 milyon Euro kazanacak.

Marsilya, CAS’a Ribery ile G.Saray’la ilişkisini kestikten sonra görüşmeye başladığını bildirdi. Ama yeni ortaya çıkan delillerle G.Saray, CAS’ta dava açarsa 10 milyon Euro kazanacak.

G.Saray’ın Franck Ribery umudu bitmiyor. Ortaya çıkan yeni belgeler ışığında, G.Saray eğer CAS’ta yeni bir dava açarsa, daha önce FIFA ve CAS’ta talep ettiği 10 milyon Euro’luk tazminata kavuşacak. Bilindiği gibi Ribery 2004-2005 sezonu sonunda G.Saray’dan 262 bin Euro’luk alacağını 90 gün geçmesine rağmen tahsil edemediği için sözleşmesini tek taraflı feshederek Marsilya’ya transfer olmuştu. Sonra da 30 milyon Euro’ya Bayern Münih’e geçerek G.Saray’ın kaçırdığı balığın ne kadar büyük olduğunu bir kez daha ispatlamıştı.

Ortaya çıkan yeni belgeler ve deliller çerçevesinde G.Saray’ın CAS’ta hem Marsilya hem de Ribery hakkında sahtecilik, hırsızlık, yalancılık, yalan belge, yalan şahitlik gibi sebeplerden dava açma hakkı bulunuyor. Marsilya FIFA’ya gönderdiği savunmada Ribery ile 14 Haziran 2005 akşamı ilk görüşmeyi yaptığını, 15 Haziran 2005’te de sözleşme imzaladığını iddia etmişti. Fakat ortaya çıkan yeni belgelerde Ribery’nin 7 Haziran 2005’te ’Anlaşma mektubu’ adı altında, Marsilya Başkanı Pape Diouf’a “Tamam anlaşmayı ve G.Saray ile sözleşmemi bozma durumunda 500 bin Euro esktra prim almayı kabul ediyorum” diye bir mektup yazdığı belirlendi.

Ayrıca Marsilya’nın 15 Haziran 2005’te imzaladığı sözleşmenin de düzmece olduğu çünkü o tarihte Ribery’nin Marsilya’da değil Lille’de olduğu tespit ediliyor. Bu tarihte Ribery’nin Lille’de olduğunu gösteren belgeler de sarı-kırmızılı kulübün elinde mevcut. Buradaki önemli nokta ise Ribery’nin 14 Haziran’dan önce Marsilya ile görüşmeye başladığının belgelenmesi. Çünkü FIFA kurallarına göre sözleşmesi devam eden bir futbolcu iki transfer dönemi arasında hiçbir kulüp ile görüşemiyor. Bu hem oyuncuyu hem de sözleşmeyle bağlı olduğu kulübü koruyor.

EN BÜYÜK SUÇU İŞLEDİ

FAKAT yeni deliller Ribery’nin G.Saray ile olan sözleşmesini 13 Haziran 2005’te feshetmeden önce Marsilya ile görüştüğünü ve anlaştığını ortaya koyuyor. Bu şartlar altında Marsilya ’adam çalmakla’ FIFA kurallarının en büyüğünü ihlal etmiş oluyor. G.Saray’ın şimdi yeni deliller ve belgelerle CAS’ta hem Marsilya hem de Ribery aleyhine dava açma hakkı var. Konu ile ilgili olarak o dönemde Ribery’nin menajerliğini yapan Bruno Heiderscheid’ın G.Saray ile görüştüğü öğrenilirken, Lüksemburglu futbolcu simsarı VATAN’a bu konu hakkında hiçbir açıklama yapamayacağını söyledi.

FUTBOL SOYGUNU GİBİ!

ÖZHAN Canaydın’ın 6 yıllık başkanlığı sürecinde G.Saray’ı prestij olarak en çok yaralayan dava olarak bilinen ’Ribery vakası’ Avrupalı futbol otoriteleri tarafından da son 10 yılın en büyük futbol soygunu olarak adlandırılıyor. G.Saray’ın yeni yönetiminin bu konu ile ilgili olarak dava açıp açmayacağı ise hala netlik kazanmadı. Çünkü G.Saraylı yöneticiler 2. kez bir dava açıp bunu da kaybetme korkusu yaşıyorlar. Fakat eldeki belgeler ’yeni delil’ sayılacağı için CAS’ın davayı yeniden açma ve görüşme hakkı var.

Bu belgelerin ortaya çıkmasıyla başka bir gerçek daha aydınladı. O da Ribery’nin Marsilya’dan başka bir kulübe giderken, Fransız kulübünün elde edeceği bonservis gelirinin yüzde üçünü komisyon olarak geri alacağı. Ribery 30 milyonluk bonservis bedelinin %3’ü olan 900 bin Euro’yu da kendi cebine koymuş durumda. G.Saray’ın hem manevi hem de maddi olarak açacağı davayla son bonservis bedeli de hesaplandığında, 10 milyon Euro’dan daha fazla bir tazminat elde etmesi sözkonusu.

Tarih : Mayıs 8th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Anasayfa, Dünya, Güncel, Spor, bırakma, cimbom, dava, peşini, ribery
Etiket :

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından Mars’a 3 aylığına gönderilen robotlar, 3 yılı aşkın süredir görev başında bulunuyor.
Mars’a 3 Ocak 2004′te inen Spirit ve 24 Ocak 2004′te inen Opportunity, sert inişlere, korkunç toz fırtınalarına, sıfırın altındaki sıcaklıklara ve kayalık arazide kilometrelerce yol katetmelerine rağmen hala mükemmel durumda bulunuyor.

Mars keşif programının en önemli ortaklarından Cornell Üniversitesi’nde görevli programın kamera uzmanı Jim Bell, “Mars onların evi, oradan geri gelmeyecekler, yaşadıkları yer orası ve belliki orayı seviyorlar” diyerek, New York-Ithaca’dan kumandasına yardımcı olduğu robotların beklenenden çok daha fazlasını keşfettiklerini belirtiyor.

Bir golf aracı büyüklüğündeki bu robotlar, bazı yıpranma belirtileri gösterse de bilim insanları bir süre önce ömürlerini tamamladıklarını söyledikleri Opportunity ve Spirit’teki küçük sorunların önemli bir tehlike oluşturmayacağını ve bunların “Mars’a burunlarını sokmaya” bir süre daha devam edeceklerini düşünüyorlar.

Bilim insanları, yine de bir jeolog gibi Kızıl Gezegen’i keşfe yardım eden bu robotların birer makina olduğunu ve bir noktada duracaklarını kabul etmek gerektiğinin altını çiziyorlar.

Kızıl Gezegen’de 3 yılını tamamlayan robotlar Spirit ve Opportunity, bilgisayarlarına son olarak yüklenen yeni yazılımlarla daha akıllı ve bağımsız hale gelmişlerdi.

Mühendisler, bu ay başında gönderdikleri yeni yazılımlarla Kızıl Gezegen’deki robotları, daha az insan müdahalesine gereksinim duyacak şekilde daha bağımsız ve akıllı kıldılar.

Spirit ve Opportunity, yeni yazılımlarla ayrıca önlerindeki bir engele kısa bir mesafe kala kritik manevra kararı verebilme ve böylece bir engele takılıp kalmama olanağı sağlayan yeni bir yön bulma sistemine sahip oldular.

Bilim adamları, daha önce her biri golf aracı büyüklüğündeki robotları Yer’den kumanda etmek ve zaman zaman takıldıkları engellerden kurtarmak için uzun süre çaba harcamışlardı.

Yeni yazılımların bilim adamlarına Kızıl Gezegen’in keşfinde önemli zaman kazandırması bekleniyor.

Mars’ı keşiflerinde dördüncü yılına giren ve uzun ömürleriyle büyük şaşkınlık uyandıran robotlar, Kızıl Gezegen’de bir zamanlar su bulunduğu yolunda jeolojik kanıtlar bularak, önemli bir görevi yerine getirmişlerdi.

Opportunity, dev Victoria Krateri’nin kenarında aşağıya inmek üzere dolaşırken, Spirit de güney yarı kürede kaya ve toprak örneklerini incelemeyi sürdürüyor.

Tarih : Mayıs 8th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Anasayfa, Bilim, Dünya, Güncel, Teknoloji, astronot, aylık, gezi, mars, sene
Etiket :

Evrenin çok uzak bir yerinde, Dünya ile aynı iklime, suya ve yerçekimine sahip “Gliese 581c”, bugüne kadar bulunan yaşama en elverişli gezegen.
ŞİLİ’nin And Dağları’ndaki La Silla gözlemevinin Harps teleskopunu kullanan Avrupalı gökbilimciler, Dünya’dan 20.5 ışıkyılı uzakta olduğu halde en yakın yıldızlardan birinin yörüngesinde, üzerinde su bulunmaya müsait sıcaklıkta Dünya benzeri bir gezegen keşfettiler. Gliese 581 adlı küçük kırmızı bir yıldızın yörüngesinde döndüğü için Gliese 581c adı verilen gezegenin dünyamız gibi taşlı bir yüzeyi ve okyanuslarla kaplı olma olasılığı yüksek. Gliese 581c hem büyüklük hem iklim hem de atmosfer bakımından Dünyamıza en çok benzeyen gezegen. Bilim adamlarına göre bir gezegende yaşam olabilmesi için Goldilocks Kuşağı adı verilen “suyun donacak kadar soğuk, kaynayacak kadar sıcak olmadığı ve yüzeyde sıvı olarak kalabildiği” bir yer olması gerekiyor.

193 trilyon kilometre uzaklıkta

Dünya’dan 20.5 ışıkyılı veya 193 trilyon km uzaklıkta Çapı Dünyamızın bir buçuk katı kadar Sıcaklıklar 0 ile 40 santigrat derece arasında değişiyor Kütlesi Dünya’dan 5 kat fazla Yerçekimi Dünyada’kinden 2.2 kat fazla Kırmızı, cüce cinsinden olan yıldızı güneşimizin üçte biri kadar Kendi güneşinin yörüngesinde Dünya’nın Güneş’e uzaklığının 14’te biri mesafede seyrediyor Güneşinin etrafında 13 günde dönüyor Gliese 581’in Güneş’ten 50 kat daha soğuk olması sayesinde gezegen aşırı radyasyona maruz kalmıyor.

Tarih : Mayıs 8th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Anasayfa, Bilim, Dünya, Güncel, Teknoloji, evren, gibi, ikiz, uzak
Etiket :